29 Aralık 2015 Salı

Clarins One-Step Gentle Exfoliating Cleanser&Yves Rocher Kayısılı Peeling


Öncelikle herkese merhaba ve mutlu geceler!

"Clarins" peelingim benim şuana kadar kullandığım peelingler arasında en çok sevdiğim, bittikçe sürekli koşup satın aldığım, her şeyiyle muhteşem bir peeling.
Cildimi temizlemesi, hassas cildime herhangi bir reaksiyon ve hassasiyet göstermemesi, cildime yumuşacık bir his bırakması, kokusu ve etkisini korumasıyla benim sürekli elimin altında olan bir ürün.



Uzun zamandır "Yves Rocher" markasının kayısılı peelingi ile kıyaslamalarını ve çok benzediğini, uygun bir alternatif olabileceğini okudum ve heyecanlandım haliyle.
Çünkü aralarındaki fiyat farkı epeyce fazla!



Ve almaya direndiğim kayısılı peelingi, yeniyıl indiriminde bulunca ve "Yves Rocher" mağazasının güzel bir indirimi olunca da denemeliyim diyerek satın aldım.

Ve o heyecanla eve geldiğim gibi denedim tabiiki.
Öncelikle yazdıklarım kesinlikle kendi cildimde test ettiğim sonuçlardır. 
Benim cildim yağlı ve sivilceye dönük olmasına karşın aşırı nemsiz bir cilt.
Şöyle düşünün ki birkaç ay öncesine kadar cildimi kuru sanıyordum, işte o kadar nemsiz.
Yani bu ürün herkeste farklı sonuç verebilir, yağlı ve karma bir cildi kurutmayabilir ya da farklı kişilerde hassasiyet oluşturabilir.
Demek istediğim alıp denenmesi kesinlikle gerekli.
Ben, benim cildimde elde ettiğim sonuçlara bakarak bir kıyaslama yapmak istedim sadece.

Öncelikle kayısılı peeling, mükemmel kokuyor!
Ben zaten kayısı kokusunu çok severim bu da bonus oldu, kokusuna bayıldım.
Ve peeling yaptıktan sonra cildimi temizlemesini de çok sevdim.
Peelingte gerçekten ölü derileri temizlemesini ve cildimi ferahlatmasını hissettim, bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Yani fiyat/performans olarak oldukça başarılı buldum ben bu ürünü.

Fakat;
*
Clarins ile kıyaslamasına gelirsek; ben bu iki ürünün muadil şekilde benzediğini düşünmüyorum asla.

Öncelikle Clarins jole kıvamında ve çok küçük, fotoğrafta görülmeyecek şekilde partiküllere sahip ve yüzümüze masaj yaparak uygularken hemen parçalanıp emilip yok oluyor.



Kayısılı peelingte ise partiküller gerçekten çok büyük. 
Ve asıl mühim konu suyla buluşunca bir kısmı erise de büyük bir çoğunluğu yüzünüzde kalıyor.
Ve benim cildim hassas ve çok nemsiz olduğu için az biraz can yakabiliyor.



*
Clarins peelingi uyguladıktan sonra yüzüm yumuşacık kalıyor, gerçekten bir peeling nem verir mi bilmiyorum ama, bildiğiniz cildim nemli kalıyor. 
Ve üzerine hafif bir nemlendiriciyle günü kurtarıp, ışıl ışıl bir cilt elde ediyorum.

Kayısılı peelingte ise, uygulandıktan sonra cildim biraz kuruma yaptı, burun kenarlarım normal haldeki gibi kabuk kabuk oldu ve üzerine gerçekten yoğun nem veren bir nemlendiriciyle kullanmayı tercih ediyorum ben.

Peeling ve nemlendirici ardından cilde verdiği ışıltı bakımından ben ikisini de çok sevdim, cildimi, ölü deriyi ikisi de güzel temizledi ve canlı gösterdi.

Yani demek istediğim Clarins her zaman daimi favorim kalsa da "Yves Rocher" peelingi almaya devam ederim diye düşünüyorum, fiyat/performans açısından ben sevdim.
Bir de duş esnasında deneyeceğim, belki o şekilde daha etkili sonuç verebilir diye düşünüyorum.

Benim iki peeling arasındaki düşüncelerim ve kıyaslamam bu şekildeydi.
Okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum.
Ürün incelemelerimi snapchat üzerinden de yapabiliyorum.
Takip etmek isterseniz; nanikanotes
İnstagram: @nanikanotes

Herkese mutlu geceler ve mutlu haftalar diliyorum!

27 Aralık 2015 Pazar

"Smashbox Photo Finish Foundation Primer"

Herkese mutlu pazarlar!
Bir süredir severek kullandığım Smashbox makyaj bazımdan bahsetmek istiyorum.
Benefit Porefessional ile kıyaslayarak anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle ben bu ürünü cildimde denemek ve test etmek amacıyla deneme boy ürün olarak satın aldım.
Markafoni'de sürekli indirimde oluyor, şuanda da indirimde olduğu için hemen yazmak istedim. 
Ben de oradan satın aldım.
Deneme boy fiyatı; 30tl idi sanırım.


Ürün renksiz ve kıvamı jel yapıda.
İlk kullandığımda kıvamı bana çok yağlı geldi, kuru ciltli olsam da Benefit'ten sonra biraz şaşırdım açıkçası.
Bunu söyleyip yanıltmış olmak istemiyorum sizi, cildi yağlandırmıyor hatta yağlı bir cildiniz varsa ürün oil-free olarak üretilmiş. 
Ben sadece elime aldığımda verdiği histen korkmamanız için bunu belirtme gereği duydum.
Ama sonra çok güzel emildi ve cildimle bütünleşti.

Formülünde paraben bulunmuyor! 
Ve ışığı yansıtma özelliğiyle cildimi çok daha iyi gösterdiğini düşünüyorum.

Fakat Benefit'ten daha hafif bir ürün olduğunu belirtmeliyim.
Tabiiki bu benim düşüncem.
Benefit daha yoğun kıvamlıydı. 
Bu ürün hafif kızarıklıklara ve ince çizgilere etkili hafif bir ürün.
Benefit ise daha yoğun kapatıcılık, gizleyiciliğe göre kullanılmalı bence yoğun kıvamından dolayı.

Fakat ben bu üründen de memnun kaldığımı söylemek istiyorum.
Bazen makyaj yapmasam da sürüp o şekilde dışarı çıkıyorum.
Cildi daha canlı gösterdiğini ve yumuşacık yaptığını düşünüyorum.

Ve son olarak; kuru ciltliler bu üründen korkmasın!
Ben kupkuru cildimle test ettim.
Asla kurutma problemi yok, aksine yukarıda da belirttiğim gibi cildime MAC Fix+ üzerine kullandığımda da, tek kullandığımda da oldukça yumuşak, nemli bir sonuç elde ettim.

Benim bu ürün hakkında düşüncelerim bu şekildeydi.
Siz bu ürünü kullandınız mı?
Bana yorum bırakırsanız çok sevinirim.
Instagram:@nanikanotes
Snapchat: nanikanotes


20 Aralık 2015 Pazar

"John Frieda Go Blonder Spray"

Herkese merhaba!
Bugün blogumla ilgilenmek adına kendime mis gibi bir sütlü kahve yapıp günün ikinci yazısını hazırlıyorum.

Şimdi sizlere, önceleri ülkemizde sadece şampuanı ve kremi bulunan ve benim deneyimlediğim kadarıyla etkisini gözlemlemediğim John Frieda'nın "Sheer Blonde" serisinin, ülkemizde olmaması sebebiyle saçlar için renk açıcı spreyini internet üzerinden satın almıştım ve kullanma fırsatı bulmuştum.

Ülkemizde bulunmadığı için yazısını yazmak istememiştim fakat Gratis'te denk gelince yazısını hazırlamalıyım diye düşündüm.

"John Frieda Go Blonder Spray"


Öncelikle ürünü boyasız saçlarımda kullandım, zaten bu tip ürünlerde genellikle saçı fazla kurutup, zarar vermemesi açısından boyasız saçlarda kullanılması öneriliyor.
Fakat benim saçlarım oldukça kuru ve boyasız olmasına rağmen hafif yıpranmış bir saçtı.
Yine de güneşte açılmış etkisi gördüğüm saçlara ölüp bitmemden dolayı denemek istedim.

İlk kullanımda renk farkı fark edemedim açıkçası, üstelik saçımın rengi sarı renge açılmaya müsaitken ve belirtmem gerekir ki şişenin içindeki ürün az geliyor. 
Yani saçlarınız benim gibi gür, kalın telli ve yoğun, kabarmaya meyilli bir saç ise size de az gelecektir.
Ben 3 kullanımlık uygulayabildim.
Ve 3 kullanımda çok az bir saç rengi açılması gözlemledim.

Önemli noktalar ise, zaten kuru olan saçlarımı aşırı kuruttu, oldukça yıprattı, üstelik o günlerde sürekli yumuşatmak ve nemlendirmek için maskeler kullanıyordum.
Buna rağmen yoğun bir kuruluk, çatallaşma ve yıpranma hissettim. 
Ve çok bir açılma gözlemlemediğim için de yeni bir şişeye başlamadım, değmez düşüncesiyle.

Saçlarınızda kuruluk sorunu yaşamıyorsanız, ve bence en önemlileri saçlarınız boyasız ve sarıya açılmaya meyilli bir saç ise, yani çok koyu değilse deneyimleyebilirsiniz.

Benim bu ürün hakkında görüşlerim bu şekildeydi.
Siz bu ürünü kullanıp memnun kaldınız mı?
Bana yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim!
Mutlu haftalar!

"Telefonumda 7 Uygulama"

Öncelikle herkese güneşli bir pazar sabahından günaydın!

Haftasonu o kadar hızlı geçiyor ki, yine de keyfini çıkarmak, pazarı pazar gibi yaşamak gerek diyerek sizi çok sıkmadan, mutlu pazarlar diliyorum.

Ve size telefonumda severek kullandığım, instagramda fotoğraflarımı düzenlemek için işime yarayan 7 uygulamadan bahsetmek istiyorum.


Hemen başlayalım isterseniz.
İlk uygulamam herkesin muhtemelen bildiği ve kullandığı "Afterlight" uygulaması.
App Store ve Google Play aracılığıyla indirebilirsiniz.



Ben bu uygulamanın efektlerini çok seviyorum, çeşitli tarzda efektler mevcut, herkesin zevkine göre bulabileceğini düşündüğüm bir uygulama.
Fotoğrafınızın kalitesini bozmuyor, benim için uygulamada aradığım en önemli özellik kesinlikle bu.
Ve bu uygulamada en çok kullandığım diğer kısımlar, ışık ayarı, keskinlik ayarı ve derinlik ayarı.
Ayrıca uygulamanın Dusty, Light Leak kısımlarından bölgesel efektler de vermeniz mümkün.
Fotoğrafınızın boyut ayarını yapabiliyorsunuz, çeşitli çerçeveler içerisine koyabiliyorsunuz.
Yani kısacası benim en sık kullandığım uygulamadır kendisi.
Kesinlikle öneriyorum.

Diğer uygulamam ise; "1967 Vintage Filters"
Bu uygulama da çok sevdiğim uygulamalardan biri, filtreleri VSCO Cam efektlerine oldukça benziyor, hatta benim fikrimci daha bile güzel. Üstelik VSCO Cam sadece kendi uygulaması üzerinden fotoğraf çekme izni veriyor, bu uygulamada her platformda çektiğiniz, kamera kısmınızda kayıtlı her türlü fotoğrafı özgürce düzenleyebiliyorsunuz.

Diğer uygulamam ise; "No Crop"


Bu uygulamayı da severek kullanıyorum. Uygulama fotoğraflarınızı instagram veya diğer platformlara fotoğraf boyutu açısından uygun hale getiriyor.
Arkaplana çeşitli efektler yüklenebiliyor ve birçok kişinin fotoğraflarında kullandığı şekilde arka plan bulanıklaştırılabiliyor. 
Ayna efekti vb. gibi birçok efekti de mevcut.

Diğer uygulamam; "CocoPPa"


Bu uygulama aşırı tatlı, telefonunuzdaki neredeyse tüm uygulamaların ikonlarını değiştirebiliyorsunuz, çok şirin arkaplanlar, ikonlar bulabiliyorsunuz.
Telefonunuzu kendi dizaynınıza göre renklendirmek için birebir.

Diğer uygulamam; "FashionTalks"


Bu uygulama diğer fotoğraf editleme uygulamalarından farklı olarak, telefonumda çok sevdiğim ve sürekli girip dolaştığım zaman geçirdiğim bir app.
Kombinler, kıyafetler, modayla ilgili her şey mevcut.
Kıyafetler, ayakkabılar, aksesuarlar kısaca kombinde her ne var ise markalarıyla işaretlendiği için beğendiğiniz bir ürünün tahmini duruşunu, ya da görüp beğendiğiniz fakat markasını bilmediğiniz bir ürünü öğrenebiliyorsunuz. Yani kısacası kombin ve moda üzerine bir app.
Ben çok severek kullanıyorum.

Diğer uygulamam; "Instabokeh"


Bu uygulamayı da genellikle ben, fotoğraftaki gibi çeşitli şekillerde ışık efektleri eklemek için kullanıyorum.
İçerisinde filtreler ve çerçeveler de mevcut.

Ve son uygulamam; "Lumyer"


Ve severek kullandığım son uygulamam. 
Bu uygulamada oldukça farklı şekilde efektler var.
Sıcak içeceklerden duman çıkarma, uçan martılar, patlayan konfetiler ve daha birçok efekt, fotoğraflarımda bu efektleri kullanıyorum. 

Benim telefonumda severek kullandığım uygulamalar bu şekildeydi.
Siz hangi uygulamaları seviyorsunuz ve instagram fotoğraflarınızı editlerken hangi uygulamaları kullanıyorsunuz?
Bana yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim.
Herkesi çok seviyorum ve öpüyorum!
Mutlu haftalar!

19 Aralık 2015 Cumartesi

"Saç Bakım Rutinim"

Öncelikle herkese merhaba! 
Umarım haftasonu herkes için çok güzel geçer, mutlu günler ve mutlu haftalar diliyorum.
Bugün sizlere saç bakım rutinimden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle saçlarım yapı olarak; oldukça yıpranmış, kuaförlerin hali hazırda yapmış olduğu tüm işlemlerden geçmiş, her türlü hasar yüklettirilmiş bir saç! 
Zamanında bir hevesle türlü türlü şeyler yaptım saçlarıma, fakat artık tek çabam saçlarımı kurtarmak!
Ki, eski haline oranla %50 kurtarıldığına eminim.
Fakat yapı olarak hala çok kuru, yıpranmış ve asla uzamayan bir saç.

Saçlarımı uzatmanın çözümünü ne yazık ki bulamıyorum!
Türlü türlü şey denedim fakat hiçbir şey fayda etmedi desem yeridir. Sizin uzatmak için önerileriniz var ise, aşağı yorum bırakırsanız minnettar kalırım.

Bu sebeple saçlarımı sadece yumuşatmak ve nem sağlamak adına ürünler kullanıyorum.
İsterseniz hemen başlayalım.


Öncelikle maskemden başlamak istiyorum. 
"Loreal Professionnel" markasının Absolut Repair Lipidium maskesi.
Sanırım gratis, watsons gibi mağazalarda satışa açık değil, kuaförlerinizden ve internetten satın alabilirsiniz.
Bu maske normalde duşta şampuanı ile yıkanan saçlara durulandıktan sonra uygulanan saç kremi tarzı bir ürün gibi öneriliyor.
Ben hem şampuanlanan, nemli saçıma hem de bazen duşa girmeden önce kuru saçıma uygulayıp duşta durulamayı tercih ediyorum.
Saçlarımı yumuşacık yapıyor, nem vermesini seviyorum.
Fakat benim saçlarım çok fazla kuru olduğu için bu 1 günden fazla sürmüyor. Fazla sürmesi için ekstra bakım krem ve yağlarıyla desteklemek şart! 
Fakat sizin saçların çok aşırı kuru ve yıpranmış değilse, mükemmel bir maske!
O anlık nemini sevdiğim için kullanmaya devam edeceğim
Fakat, daha güçlü bir maske yahut hindistan cevizi yağını da deneyeceğim.


Diğer ürünüm yine Loreal Professionnel markasından bir ürün.
"Loreal Vitamino Color"
Bir bakım kremi. Ben duştan sonra ıslaklığı alınmış, nemli saçlarıma uyguluyorum.
Maskeden sonra bunu kullanırsam işte o zaman sonuca bayılıyorum.


Diğer bir ürünüm; "Organix Argan Oil of Morocco Dökülmelere Karşı Argan Bakım Kremi"
Bu ürünle tanışmam çok eski değil, fakat verdiği etkiyi çok sevdim.
Dökülmeleri azalttı diyebilirim, tabiiki ilerleyen zamanlarda da test edip, bitirmeye yakın fikirlerimi yine buraya eklerim. 
Bunun yanında sanırım argan içerikli olması sebebiyle verdiği yumuşaklığa bayıldım.
Eğer şampuanlamadan sonra maskemi kullanmıyorsam, mutlaka bunu kullanıyorum.


Tekrar bir Organix ürünü; bu arada ben bu markanın ürünlerini çok seviyorum ve verilen parayı hak ettiğini düşündüğüm nadir markalardan.
Watsons indirim döneminde bu markanın ürünlerine mutlaka bakmalısınız!
"Organix Coconut Water"
Nemsiz saçlar için nemlendirici sprey diye geçiyor.
Bu aldığımdan beri elimden düşmeyen nadir ürünlerden. 
Her duştan sonra ıslaklığı alınmış saçlarıma, 2-3 fıs sıkıyorum.
Daha canlı gösteriyor, daha parlak gösteriyor ve kesinlikle mis gibi kokuyor.


Bir diğer ürünüm; kuaförümden satın aldığım "Infus Argan Yağlı Saç Serumu"
Ürün hem kuru saçlara, hem ıslaklığı alınmış saçlara uygulanabiliyor.
Fakat bence kuru saçlara uygulamak için fazla yağlı bir ürün, bu sebeple saçlarım aşırı kuru olmasına rağmen, ben de ıslaklığı alınmış saçlarıma kullanıyorum.
İnanılmaz nem ve parlaklık veriyor, bunlar yine argan yağının hikmeti sanırım.


Ve son olarak, popülaritesini yüzde hızda sürdüren, en önemlisi misler gibi kokan "Urban Care Shake Repair" ürünü.
Ben de turuncusu da pembesi de mevcut.
Fakat niyeyse, pembesini daha çok beğendim.
Bu ürünü kokusu için mi bu kadar çok seviyorum, yoksa cidden etkilerini mi beğeniyorum kesin çözebilmiş değilim.
Verdiği yumuşaklığı seviyorum ve insan gerçekten o köpüğümsü görüntüsü için bile çıkarıp çıkarıp sürmek istiyor.
Ben en çok ıslaklığı alınmış saçlarıma kullanıyorum. 
Çünkü niyeyse kuru saçlarıma kullandığımda saçlarımı kazık gibi yapıyor.
 Fakat yine de seviyorum!

Benim saç bakım rutinim bu şekildeydi, saç bakımı için kullandığım ürünler bu şekildeydi.
Siz çok kuru ve yıpranmış saçlar için hangi ürünleri tavsiye edersiniz?
Aşağı yorum bırakırsanız çok sevinirim.
Herkesi seviyorum ve öpüyorum, sevgiler!






15 Aralık 2015 Salı

"Far Favorilerim"

Herkese merhabalar, iyi akşamlar!
Bu akşam sizlere far favorilerimden bahsetmek istiyorum.

Malum yeni yıl yaklaşıyor, bu sebeple ışıltılı farları ağırlıklı olarak seçtim, belki yeni yıl akşamında kullanmak istersiniz diye düşündüm.
İsterseniz sizi sıkmadan hemen başlayalım :)

İlk favori farlarım, MAC Cosmetics'ten kendi oluşturduğum 4'lü paletteki farlar!


Bu palette MAC'ten en sevdiğim ışıltılı farlar mevcut.
Öncekle ben MAC farlarının pigmentasyonunu ve kalıcılığını çok beğeniyorum. Bu sebeple bu farların fiyatlarını kesinlikle hak ettiklerine inanıyorum.
Hemen farlara göz atalım isterseniz,


İlk farım, "ALL THAT GLITTERS" mükemmel bir şampanya rengi. Hem günlük kullanımda hem gecede göz pınarlarıma yakın sürmeyi yahut, toprak tonlarında veya mürdüm tonlarında bir makyaj yapacaksam bunu tüm göz kapağıma sürüp, köşelerini mat bir farla gölgelendirmeyi çok seviyorum.


Diğer farım; "MULCH" 
Tam olarak sıcak tonlu ve ışıltılı bir kahverengi.
Rengine bayılıyorum. 
MAC'ten aldığım ilk ürün de bu fardı zaten.
Ben nude mat ruj ve bol maskara ile doğal tonlu makyaja çok yakıştırıyorum.


Diğer farım ise; "TWINKS"
Sanırım bu far, benim MAC'ten şuana kadar aldığım farlar arasında en sevdiğim ürün.
Mürdüm ile toprak tonlarının mükemmel birleşimi.
Aşık olduğum iki ton birleşince bende de ipler kopuyor haliyle.
Bitse koşa koşa tekrar alacağım nadir farlardan.


Diğer farım ise; "SATIN TAUPE"
Adının hakkını veren mükemmel bir taupe!
Sanırım benim satın aldığım en yanar döner far bu.
Çünkü, bazen kahve bazen füme bazen altın tonlarına kayıyor.
Fakat bu fara da Twinks'e olduğu gibi yüksek bir hayranlık besliyorum, bitse koşa koşa gider alırım.

Benim MAC Cosmetics'ten satın aldığım 4lü paletim bu şekildeydi.
Şimdi diğer farlarıma geçiyorum!

The Balm'ın "Balm Voyage" paletinden birkaç tane far göstermek istiyorum.



Bu paletten ilk favorim; "D3" rengi.
Mükemmel altın yansımalı, ışıltılı bir şampanya rengi.
Göz pınarlarımı aydınlatmak için ve göz kapağıma uygulayıp, katlanma bölgesine mat koyu bir farla gölge yaparak kullanmayı seviyorum.
Bu arada bu paletteki farların yapısı yumuşacık ve pigmentasyonları çok yüksek!


Diğer favorim; "C4" rengi.
İçinde hafif mürdümlük bulunduran kiremit kahve bir far.
Işıltılı makyaj yapacaksam, bu far ile gölge vermeyi çok seviyorum.


Bu ürün de paletteki "C3" rengi.
Soğuk tonlu makyajlarda kullanmayı seviyorum.
İçinde bejlik ve grilik var.
Mat bir far, özellikle renkli gözlü kişilerde çok güzel duracağına inanıyorum.


Paletteki "B4" rengi.
Siyaha dönük bir ışıltılı kahve tonu.
Bu farı gece, yoğun göz makyajlarında çıplak dudak ile kullanmaya bayılıyorum.


Ve bu far, hayatımın farı!
Paletteki "D4" rengi.
Bu kadar güzel bir koyu yeşil tonuna sahip olmamıştım.
Ben en çok kahve ve yeşil gözlülere yakıştırıyorum.

Şimdi de "Yves Saint Laurent" far paletimdeki favori farlarıma geçiyorum.


Farların isimleri yazmadığı için maalesef buraya ekleyemiyorum.
Sadece swatchlarını göstereceğim.


İlk far, paletin orta kısmındaki mükemmel mürdüm&kahve birleşimi.
Aslında ne parlak ne mat bir far, swatchta parlak çıkmış olsa da mata daha yakın bir ürün, simli değil sadece kendiliğinden bir ışıltısı, bir canlılığı var.
Ben gölge yaparken bu ürünü kullanmayı çok seviyorum.


Diğer far, paletin sol üst kısmındaki mükemmel altın ve bakır ışıltıları bulunduran mat farı.
Dediğim gibi bu paletteki mat farların kendiliğinden bir canlılığı var, kuru kuru mat değiller.
Ben çoğu zaman tek bu farı göz kapağıma sürüp, bol maskara ile kombine biçimde makyajımı tamamlamayı çok seviyorum.


Diğer far ise, altın ışıltılı çok sevdiğim bir far.
Özel gecelerde üstteki far ile kombinlemeyi çok seviyorum.

Şimdi, birkaç far ise meşhur "Nude Tude" paletten gelsin istedim.


Bu paletteki farların pigmentasyonu mükemmel fakat Balm Voyage palette The Balm markasına ait olmasına rağmen bu palet kadar tozutmuyor, bu biraz fazla tozutuyor maalesef!
Ama değmez mi? Tabiiki değer.


İlk favori farım; "Selfish" 
Bu kadar güzel, dikkat çekici, ışıltılı bir fara ihtiyacım vardı kesinlikle.
Bu paleti alma sebeplerimden biri bu fardır.
Özel gecelere çok yakıştırıyorum.
Diğer far ise; "Sophisticated"
Doğal tonlu şampanya renkleriyle uyumuna bayılıyorum, bu da bana paletten x2 piyango gibi çıkan muhteşem renklerden bi tanesi!


Eveet, benim bu paleti almamın en önemli sebebine geldik.
Paletteki "Sexy" isimli far!
Bir farın matlığı, yumuşaklığı, gölgesi bu kadar mı güzel olur!
Bu fara bayılıyorum ve bitince bu kocaman paleti bana aldırtabilecek kadar çok seviyorum.


Ve kahve gözlülere en çok yakıştırdığım renk; "Sultry"
Kahve ve bej tonlarını içinde barındırıyor bence.
Matlığına, pigmentasyonuna ve kalıcılığına bayılıyorum.


En günü kurtarıcı farların hangileri diye sorsanız, hiç tereddütsüz Maybelline Color Tattoo krem farları söylerim.


Bu da çok sevdiğim kahve tonundaki "On and on Bronze" rengi!
Kalıcılıklarını ve yumuşak olmalarını, sürüm kolaylıklarını çok seviyorum.
Zaten çoktaaan meşhur oldu bu bızdıklar!

Ve son far favorim "Essence" markasının mat krem&beyaz rengi.

Ben bu markanın da yapısını beğendim. 
Evet, çok fazla pigmentli bulmadım fakat tozutma sorunu yapmamalarıyla beraber kalıcıklarını ve yumuşaklıklarını sevdim.


Benim far favorilerim bu şekildeydi.
Umarım yeni yıl alışverişleri öncesi, beğenip almak istediğiniz ürünlere dikkat çekebilmişimdir ve umarım yararlı olabilmişimdir.
Okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum.
Sizin far favorileriniz hangileri?
Bana aşağı yorum bırakırsanız çok mutlu olurum, sevgiler!

Snapchat:nanikanotes
İnstagram:@nanikanotes





















14 Aralık 2015 Pazartesi

"FAVORİ ALLIKLARIM!"

Öncelikle herkese koskocaman merhaba!
Sonunda sınavlarım bitti ve blogumla daha fazla ilgilenmeye karar verdim.
Yeniyıldan önce ve yeniyıl indirimlerinden önce kendi allık favorilerimi yayınlamak istedim.
Belki indirim döneminde beğenip satın almak isteyenler olur, böylece ben de bir fikir veririm düşüncesiyle.

Benim elim genelde hep turuncu ve pembe allıklara gitti şu zamana kadar.
Fakat yakın zamanlarda parlak bronzerlar, terracotta allıklar ve gül kurusu tonlarındaki allıklar oldukça ilgimi çeker oldu.
Ben de yeniyıl indirimlerinde sanırım birkaç tane daha bronz ve gül kurusu tonlarda allık edineceğim.

İsterseniz sizi sıkmadan hemen başlayalım!

İlk favori allığım; bronz tonlarda bir ürün.
Çoğu kişi bu ürünü aydınlatıcı ve bronzer olarak kullanıyor.
Ben ise cildimi aydınlatmak, cildimin ışıl ışıl parlamasını istediğim özel zamanlarda ve özellikle gecelerde bronz allık olarak uygulamayı çok seviyorum.
Ve unutmadan söylemeliyim ki, bu ürünü çoğu zaman da far olarak kullanıyorum.

The Balm markasına ait "Betty-Lou Manizer"
Ürünün kalıcılığını çok seviyorum.
Far olarak yahut allık olarak dağılmadan uzun saatler kalıyor. Far bazı veya yüz bazı ile desteklendiğinde ise tadından yenmiyor.

Öncelikle rengine bayılıyorum. 
İstediğim tam olarak bu bronz ışıltı.
Pigmentasyonunu beğeniyorum. Özellikle far olarak kullandığımda çok pigmentli olması güzel, fakat allık olarak kullanıyorsam biraz dikkat gerekiyor, bi anda assolist olabilirsiniz!





Diğer allığım ise; Essence Silky Touch Blush koleksiyonundan "70/Kissable" rengi.
Bu allıkların dokusu gerçekten yumuşacık!
Gratiste elimde denediğimde bayılmıştım, aldığım zamandan beri favorilerimde.
Bu ürün de gül kurusu tonlarında bir allık.
Kışa, yoğun göz makyajına çok güzel uyum sağladığını düşünüyorum. Far olarakta kullanıyorum bu ürünü, çünkü inanın muhteşem bir gül kurusu!
Swatchta çok sedefli, simli durmuş olabilir, fakat yanakta çok canlı ışıltı veriyor ve simli simli durmuyor.
Gramajı 5g, verilen parayı sonuna kadar hak ettiğine inanıyorum.
Pigmentasyonu bir allık için çok güzel, yine de çok sık kıllı olmayan allık fırçalarıyla uygulamakta fayda var.
Ben allıklarımı Real Tecniques allık fırçasıyla uygulamayı tercih ediyorum. Bence en güzel sonucu o veriyor. Gratislerde yılbaşı indirimde mutlaka bakılmasını öneririm.




Diğer favori allığım ise; Sephora'nın "Rose Frais" allığı.
Aslında bu ürünü alalı çok uzun zaman oldu. 
Allık canavarı olduğum için bir süre elim gitmedi fakat tekrar döndüğümde aslında favorilerimde olmayı hak eden bir ürün olduğunun farkına vardım.
Bu ürün bronz ve gül kurusu allıklarıma karşın, bebek pembesi bir allık.
Doğal makyajda, yok gibi makyajda, sadece eyeliner&rimel ikilisiyle yaptığımız sür-çık makyajda mükemmel duruyor.
Pigmentasyonu çok fazla değil, fakat bu da benim işime geldi açıkçası. Fazla pigmentasyon bu allık için, fazla barbie bebek demek, fazla dikkat çekmeye gerek yok değil mi? :*
Gramajı 3.2gr. Bence fiyatını hak eden bir allık bu da.




Diğer favori allığım ise; Pastel'in mükemmel ambalajlı mat allıklarından, 17 numara.
Bunun turuncu olanını da mutlaka indirimde satın alacağım.
Çünkü bu ürünün hem kokusuna, hem yumuşacık dokusuna, hem pigmentasyonuna, hem paketlemesine bayılıyorum.
Fiyatına göre çok çok başarılı! Üstelik 5gr.
Gül kurusu tonlarında fakat içinde bolca kahvelik barındırıyor bence, en azından benim yanaklarımda öyle durdu.
Fakat asıl bayıldığım o görüntü oldu.
Kalıcılığını çok sevdim. 
Yoğun göz makyajlarından ziyade en çok doğal tonlarda makyaj yaptığımda yakıştırdım bu ürünü.




Diğer favori allığım ise; Note Cosmetics'in instagram üzerinde de öve öve bitiremediğim ürünü!
Öncelikle şurada anlaşmalıyız, övülmeyecek gibi değil bu ürün.
Yapısı yumuşacık! Ve evet diğer tüm allıklardan en yumuşak yapıya ve en yüksek pigmentasyona sahip ürün.
Ve yüksek kalıcılık.
Mutlaka gül kurusu tonlardaki allıklarına da bakacağım bu markanın. 
Luminous Silk Compact Blusher serisinden 03 Coral rengi.
Turuncu tonlardaki allıklara olan aşkım çok çok büyük!
Kesinlikle gidin ve bu markanın bu serisinden bi allık kapın derim, başka da bir şey diyemem!
8gr ürün mevcut paketinde, ve Note markasının özenli ambalajlarına hayranım.
Terracotta allıklarını da tavsiye ediyorum, bendeki kırıldığı için aslında en favorim olan allığı buraya ekleyememenin üzüntüsünü yaşıyorum, onlara da mutlaka bakmalısınız.




Diğer favori allığım ise; Chanel Le Blush Creme De Chanel serisinden 63-Revelation rengi!
Bu allık, benim hayatımın allığıdır.
Mutlaka diğer renklerini alacağım.
Öncelikle gramajı 2.5gr.
Değer mi değmez mi derseniz, bence kesinlikle değer!
Muhteşem bir krem allık, gül kurusu, pembe ve biraz turuncuya kaçan bir tonda.
Pigmentasyonu ve kalıcılığı mükemmel!
Yapısı da yumuşacık.
Benimki bitmek üzere, ve en kısa zamanda stoklamam gerek!




Ve son favori allığım; aslında hem allık hem ruj olarak kullanabilen bir ürün.
İlk çıktığında koşarak turuncu rengine sarıldığım ve aldığım günden beri sıklıkla kullandığım Yves Saint Laurent markasına ait Babydoll Kiss&Blush. Bendeki rengi 7 numara.
Mükemmel bir turuncu tonu.
Ne çok cırtlak bir ton ne de çok soluk gösteriyor.
Tam dozunda olduğunu düşünüyorum.
Ben dudaklarımdan ziyade yanaklarımda kullanmayı tercih ediyorum.
Kalıcılığı çok güzel!
Ve 10ml'lik bir ürün. Sürekli kullanmama rağmen uzun zamandır bitmedi, baya bereketli. Zaten yanaklar için tek fırçası gayet makul bir şekilde yetiyor.



Benim allık favorilerim bu şekildeydi.
Umarım indirim öncesi, beğendiğiniz herhangi bir ürün olduysa fikir verebilmişimdir.
Sizin favori allıklarınız hangileri?
Ürünler hakkında ve favori allıklarınız için aşağıya yorum bırakırsanız çok sevinirim!
Herkesi çok seviyorum, ve koskocaman öpüyorum!
Mutlu haftalar!